Deprem Tatbikatları Ne Kadar Etkili? Uzmanlar Uyarıyor: “Refleks kazandırmayan tatbikat, davranış değişikliği oluşturmadan yetersiz kalır”

Deprem Tatbikatları Ne Kadar Etkili? Uzmanlar Uyarıyor: “Refleks Kazandırmayan Tatbikat, Yarım Kalmış Hazırlıktır”

Deprem Tatbikatları Gerçek Afette Hayat Kurtarıyor


Tatbikatların Türkiye’de çoğunlukla biçimsel kaldığı, kalıcı davranış değişikliği yaratmadığı belirtiliyor. Uzmanlar, gerçekçi ve periyodik tatbikatların hayatta kalma oranını doğrudan artırdığını vurguluyor.

Türkiye’de deprem tatbikatları yıllardır uygulanıyor ancak uzmanlara göre bu çalışmaların büyük kısmı “göstermelik” düzeyde kalıyor. Senaryo temelli ve düzenli yapılmayan tatbikatlar, bireylerde beklenen refleks ve alışkanlıkları oluşturmuyor.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde düzenli olarak yapılan deprem tatbikatlarının ne kadar etkili olduğu tartışılırken, uzmanlar bu uygulamaların gerçek afet sırasında ölüm riskini önemli ölçüde düşürdüğünü belirtiyor. Tatbikatların, bireylerin ve kurumların deprem anında doğru davranışları otomatikleştirmesine yardımcı olduğu ifade ediliyor.

Deprem uzmanları, tatbikatların amacının ezberlettirmek değil, “otomatik davranış geliştirmek” olduğunu vurguluyor. Japonya gibi deprem kuşağındaki ülkelerde tatbikatlar yılda birkaç kez tekrarlanıyor ve toplumda güvenli davranış refleksi oluşturuyor. Bu refleks, deprem sonrası hayatta kalma oranlarında belirleyici rol oynuyor.

Okullar, hastaneler ve kamu binalarında periyodik, senaryolaştırılmış tatbikatların yapılması, özellikle kalabalık ve kritik kurumlarda büyük önem taşıyor. Ancak Türkiye’de bu uygulamalar düzenli bir sistematik içinde yürütülmediği için etkinlik düzeyi düşük kalıyor.

Deprem sırasında insanların büyük bölümünün panik nedeniyle yanlış tepki verdiğini hatırlatan afet uzmanları, tatbikatların bu panik davranışlarını azaltarak “düş–kapan–tutun” refleksinin güçlenmesini sağladığını söylüyor. Düzenli uygulamalar sayesinde okullar, hastaneler ve kamu kurumlarında acil çıkışların durumu, alarm sistemleri ve tahliye süreleri test edilerek eksiklikler belirleniyor.

Japonya ve ABD gibi deprem gerçeğiyle yaşayan ülkelerde yapılan araştırmalar, düzenli tatbikat yapan kurumlarda can kaybı oranlarının yüzde 60’ın üzerinde azaldığını, tahliye sürelerinin ise yarı yarıya kısaldığını ortaya koyuyor. Türkiye’de ise özellikle okullarda yapılan tatbikatların öğrencilerin reflekslerini güçlendirdiği, bina sorunlarının tespit edilmesine yardımcı olduğu belirtiliyor.

Uzmanlara göre Türkiye’de deprem hazırlığı yalnızca teknolojik altyapıyla ölçülemez; sosyopsikolojik dayanıklılık da hazırlığın kritik parçasıdır. Toplumun afet anındaki davranış biçimi, binaların dayanıklılığı kadar hayati öneme sahiptir. Kısacası, deprem tatbikatlarının gerçek anlamda işe yaraması için süreklilik ve davranışsal dönüşüm şarttır.

Uzmanlar, deprem tatbikatlarının yalnızca formalite olarak değil, gerçekçi senaryolarla ve düzenli aralıklarla yapılması gerektiğini vurguluyor. Etkin şekilde uygulanan tatbikatların, deprem anında kaosu azaltarak can kaybını düşürdüğü ve afet bilincini güçlendirdiği ifade ediliyor. Türkiye’de afet hazırlığının geliştirilmesi için tatbikat kültürünün güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.








                                  

                                      KAYNAK:  Dr. Öğr. Üyesi Mehdi ÖZTÜRK













Bu blogdaki popüler yayınlar

İstanbul ve Deprem Gerçeği

İSTANBUL VE DEPREM GERÇEĞİ

İstanbul’un farkında olmadığı riskler: Zeminin altındaki tehlike