Proje Adı: "İstanbul Sarsılıyor: Gerçekler, Riskler ve Çözümler - Kapsamlı Bir Deprem Farkındalık ve Hazırlık Projesi"

 Proje Adı: "İstanbul Sarsılıyor: Gerçekler, Riskler ve Çözümler - Kapsamlı Bir Deprem Farkındalık ve Hazırlık Projesi"

 

1. Projenin Amacı

Projenin temel amacı, İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin deprem riski yüksek bölgelerindeki bireyleri, kurumları ve toplumu, olası bir büyük depreme karşı bilgilendirmek, hazırlamak ve dayanıklılıklarını artırmaktır. Bu genel amacı aşağıdaki spesifik hedeflerle gerçekleştirmeyi hedefler:


  1. Bilgi Eksikliğini Gidermek: Karmaşık ve teknik olan deprem bilgisini, herkesin anlayabileceği, erişilebilir ve pratik bir dile dönüştürmek.
  2.  Toplumsal Farkındalığı Üst Seviyeye Çıkarmak: "Biliyorum" algısının ötesine geçerek, bireylerde "hazırım" bilinci oluşturmak ve harekete geçirme dürtüsü uyandırmak.
  3.   Panik Yerine Hazırlığı Yerleştirmek: Korku ve çaresizlik hissini, bilinçli hazırlık ve somut eylem planlarıyla dengelemek.
  4.  Sorumlulukları Hatırlatmak: Vatandaştan yerel yönetimlere, inşaat sektöründen medyaya kadar tüm paydaşların üzerine düşen görev ve sorumlulukları vurgulamak.
  5. Dayanışma Kültürünü Güçlendirmek: Depremi sadece bir bina yıkımı olarak değil, bir toplumsal dayanışma testi olarak ele alarak, afet sonrası için toplumsal bağışıklığı güçlendirmek.



2. Projenin Önemi

 Bu proje, aşağıdaki nedenlerle kritik bir öneme sahiptir:

  1.  Varoluşsal Bir Tehdit: İstanbul'da beklenen büyük deprem, sadece fiziksel bir olay değil, sosyal, ekonomik ve psikolojik sonuçları olan, medeniyeti sınayacak bir varoluşsal tehdittir.
  2.  Enformasyon Kirliliği ile Mücadele: Özellikle sosyal medyada deprem konusunda felaket tellallığı, spekülasyon ve yanlış bilgi yaygındır. Bu proje, kanıta dayalı, güvenilir ve sakin bir bilgi kaynağı olarak bu kirliliğin panzehiridir.
  3. Toplumsal Hafıza ve Öğrenme: Toplum olarak afet hafızamız zayıftır. Bu proje, 1999 depreminin acı tecrübelerini ve o günden bu yana öğrenilmesi gereken dersleri sistematik bir şekilde kayıt altına alarak bir "toplumsal hafıza deposu" işlevi görecektir.
  4.  Proaktif Bir Yaklaşım: Türkiye'deki afet yönetimi genellikle "reaktif" (olduktan sonra müdahale) bir karaktere sahiptir. Bu proje, afet olmadan önce harekete geçmenin, yani "proaktif" yaklaşımın ekonomik, sosyal ve insani değerini ortaya koyar.

 

  Çok Paydaşlı Bir Köprü: Proje, vatandaş, sivil toplum, akademi, kamu kurumları ve özel sektör arasında, suçlayıcı dil kullanmadan, çözüm odaklı bir diyalog köprüsü kurmayı hedefler.

 


Toplumsal Beklenen Etkiler: Sonuç

 

  1. Davranış Değişikliği: Projeyi takip eden bireylerin en az %30'unda deprem çantası hazırlama, aile planı yapma, evde risk avı yapma gibi somut hazırlık eylemlerinde artış.

 2.     Artmış Bilinç Düzeyi: Hedef kitlede, depremin sadece yapısal değil, sosyal, ekonomik ve psikolojik boyutları hakkında daha derin bir anlayış oluşması. 

3.   Güvenilir Bir Kaynak Olma: Halkın, deprem konusunda başvurduğu ilk ve güvenilir bilgi kaynaklarından biri haline gelmek.

    4.    Kamuda Söz ve Tartışma Yaratmak: Projenin içeriklerinin medyada ve siyasette yankı bularak, konunun gündemde kalmasına ve daha fazla hesap verilebilirlik talep edilmesine katkı sağlaması

   5.   Uzun Vadeli Bir Miras: Proje bittikten sonra bile, üretilen tüm içeriğin arşivlenerek, gelecekte referans alınabilecek kalıcı bir dijital kaynak olarak hizmet vermesi.

 

 









Bu blogdaki popüler yayınlar

İstanbul ve Deprem Gerçeği

İSTANBUL VE DEPREM GERÇEĞİ

İstanbul’un farkında olmadığı riskler: Zeminin altındaki tehlike