Deprem Değil Bina Öldürür, Sizin Binanız Güvenli Mi?
Türkiye'nin deprem gerçeği: Uzmanlar bağımsız fay kurulu ve kaliteli inşaatın önemine dikkat çekiyor
İnşaat
Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Recep ÖZAY, Türkiye'deki aktif fay hatlarının bağımsız
bir bilim kurulu tarafından sürekli izlenmesi gerektiğini vurgularken, güvenli
yapılaşma için beton kalitesinden demir standardına kadar bir dizi teknik
kriterin hayati önem taşıdığını açıkladı. ÖZAY, kentsel dönüşümün ekonomik engeller
ve siyasi inisiyatif eksikliği nedeniyle yavaş ilerlediğini, plansız
yapılaşmanın kalitesiz binalara yol açtığını belirtti.
"Kentsel dönüşüm ekonomi ve iradeyle hızlanmalı, inşaat bilimle yapılmalı"
Bağımsız fay izleme kurulu şart
Özay, Türkiye'de sıkça yaşanan ve büyük zararlara yol açan deprem riskine karşı öncelikli çözüm önerisini şöyle açıkladı: "Türkiye'deki afet fayları, yer bilimciler ve jeofizikçilerden oluşan bağımsız bir kurul tarafından sürekli izlenmeli ve değerlendirilmelidir. Bu kurul, AFAD'dan bağımsız, tamamen bilimsel odağı olan bir yapıda olmalıdır." Bu yapının, risk değerlendirmelerini siyasi ve bürokratik etkilerden uzak bir şekilde yapabileceğini ifade etti.
Kentsel dönüşüm neden tıkandı?
Mevcut
riskli yapı stoğunun dönüşümünün yavaş ilerlemesinin nedenlerini değerlendiren
Dr. Öğr. Üyesi Recep ÖZAY, "Kentsel dönüşümün yavaşlamasında ekonomi en
büyük engel. İkinci önemli sebep ise yerel yönetimler ve hükümetin yeterince
inisiyatif alamaması" dedi. Dönüşümün sadece kâr amacıyla değil, planlı ve
bilinçli şekilde, mahalle mahalle, adım adım ele alınması gerektiğini
vurguladı. Kaynak yaratılması ve vatandaşın da sürece dahil edilmesinin önemine
değindi.
Müteahhit değil, mühendislik esas olmalı
Özay,
özellikle denetimsiz ve bilinçsiz yapılaşmanın tehlikelerine dikkat çekti:
"Diş hekimi, avukat gibi meslek gruplarından insanlar, müteahhitlik
yapıyor. Ruhsatsız, projesiz, teknik desteksiz yapılan bu kentleşme, kaçınılmaz
olarak kalitesiz ürünler ortaya çıkarıyor." Bu durumun, depremde can kaybı
riskini artırdığının altını çizdi.
Güvenli bina için kritik teknik detaylar
Güvenli
bir bina inşası için uyulması gereken teknik standartları anlatan ÖZAY, şu
hususları sıraladı:
Beton kalitesi: "Günümüzde binalarda en az C30 sınıfı beton kullanılmalı. Betonlar kullanımlarına göre C18 de başlayıp C60'a kadar yapılmaktadır. Taşıyıcılar genellikle C30-C45 arasında kullanılmaktadır. Yüksek binalarda daha yüksek dayanımlı betonlar tercih edilmelidir. Betonun Su/Çimento oranı çok önemli, yerleştirme için önemli. Su/Çimento oranı 0.40-0.60 arası olacak. Su fazla olursa kuruyunca su buharlaşır. Beton boşluklu olur. Dayanım düşer. İçine su sonradan girerse demirin paslanmasına neden olur. Eski binalarda Türkiye'de en çok bu hata yapıldı.
Demir standardı: "Nervürlü çubuk demir kullanımı zorunlu, TS'ye uygun, en az S420 sınıfı, S420 demek (420 N/mm² dayanımlıdır), yüksek dayanımlı demir kullanılmalı."
Uygulama ve denetim: "Beton, demirin üzerine kaba yığın halinde dökülmemeli. Hazır beton üreticisi firma, dökümü yapan teknik eleman, kontrol mühendisi her aşamada sorumluluk taşımalı. Taze iken su çekme, büzülme düşünülmeli. Demirin üzerine müteahhit kabala yığın halinde ile beton dökülmesi. Günümüzde beton hazır beton alınır. Üreten firma sorumlu. Alıp döken tekniklik, doküman, tekniker ve kontrol mühendisi sorumluluk. Her işte nasıl beton döküleceği uzmanına (inşaat mühendisi) danışılarak yapılmalı.
Dr. Öğr. Üyesi Recep ÖZAY, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle baş etmesi için "bilim" ve "kalite" kavramlarının merkeze alınması gerektiğinin altını çizdi. Bir yandan bağımsız bir bilim kuruluyla fayların etkin izlenmesi, diğer yandan kentsel dönüşümün hızlandırılması ve tüm inşaat süreçlerinin mühendislik disipliniyle yürütülmesi, gelecekteki kayıpları önlemenin en temel yolu olarak öne çıkıyor. ÖZAY, ancak bu şartlar sağlandığında inşa edilen yapıların 100 yılı aşkın ömürlere sahip olabileceğini ifade etti.
Değerli Saygıdeğer Muhterem Konuğum,
İstanbul Arel Üniversitesi : Dr. Öğr. Üyesi Recep ÖZAY
Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği – Öğretim Üyesi
.jpg)



