Dr. Öğr. Üyesi Mehdi Öztürk, "Refleks kazandırmayan bir tatbikat, yarım kalmış hazırlıktır. Hayat kurtarmak için kas hafızası oluşturmak şart" diyor.
Deprem tatbikatları gerçekten işe yarıyor mu? Uzmanlar uyarıyor: 'Göstermelik' alıştırmalar hayat kurtarmaz
Afet
uzmanları, düzenli ve gerçekçi senaryolarla yapılmayan tatbikatların, deprem
anında otomatik davranış refleksi geliştirmediğini belirtiyor. "Türkiye'deki
tatbikatların çoğu formaliteden ibaret" eleştirisi yapılıyor.
'Formalite' değil, 'refleks' eğitimi gerekiyor
Deprem
tatbikatlarının temel amacının, insanlara deprem anında doğru davranışı
"ezberletmek" değil, "otomatik davranış refleksi" kazandırmak
olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehdi Öztürk, Türkiye'deki uygulamaların bu
noktada yetersiz kaldığını söylüyor. Öztürk, "Bir tatbikat, insanlara
sadece 'nereye kaçacaklarını' göstermemeli. Gerçek bir depremde yaşanacak sesi,
karanlığı, enkaz altında kalma hissini, en ufak detayıyla simüle etmeli. Ancak
bu şekilde gerçek panik anında doğru hareket edebilecek kas hafızası oluşur.
Maalesef ülkemizde tatbikatlar çoğunlukla önceden bildirilen, sadece tahliyeden
ibaret, rutin bir prosedür olarak kalıyor" diye konuşuyor.
Japonya modeli : Yılda 4 kez, her kesim için
Japonya'da
tatbikat kültürünün toplumun her katmanına nüfuz ettiğini hatırlatan Öztürk,
"Japonya'da okullar, iş yerleri, kamu kurumları ve hatta evler için yılda
en az 3-4 kez tatbikat yapılır. Bu tatbikatlar sürpriz senaryolarla, farklı
saatlerde ve farklı koşullarda (gece, hafta sonu) düzenlenir. Sonuç olarak,
deprem anında Japonya'da yaşanan can kaybı oranı, benzer büyüklükteki
depremlere kıyasla çok daha düşüktür. Bu, sadece mühendislik değil,
sosyopsikolojik hazırlığın da bir sonucudur" ifadelerini kullanıyor.
Türkiye'deki
tatbikatların en büyük eksikliklerinden birinin, standart bir senaryo üzerinden
yürütülmesi olduğu belirtiliyor. Tatbikatlarda genellikle "binanın
boşaltılması" ön planda tutulurken, ilk sarsıntı anında yapılması gereken
"çök-kapan-tutun" hareketi, enkaz altında hayatta kalma teknikleri,
iletişim kurma yöntemleri ve afet çantasına ulaşma gibi hayati adımlar ihmal
edilebiliyor.
Ayrıca
tatbikatların çoğu, öğrenciler ve kamu çalışanları gibi belirli gruplarla
sınırlı kalıyor; apartman sakinleri, AVM ziyaretçileri, otel konukları gibi
geniş kitleleri kapsamıyor.
Rakamlarla
Etki: Tahliye Süresi Yarıya İniyor, Can Kaybı %60 Azalıyor
Araştırmalar,
düzenli ve kapsamlı tatbikat yapan kurumlarda afet anındaki kaosun büyük ölçüde
azaldığını ortaya koyuyor. Japonya ve Kaliforniya'da yapılan çalışmalar,
gerçekçi tatbikatların:
Tahliye
sürelerini %40-50 oranında kısalttığını,
Yaralanma
ve can kaybı oranlarını %60'a varan oranda azalttığını,
Panik
davranışını büyük ölçüde önlediğini gösteriyor.
Türkiye'de
ise tatbikatların etkinliğini ölçen kapsamlı bir veri bulunmuyor. Ancak
uzmanlar, okullarda yapılan düzenli uygulamaların bile, öğrencilerin sarsıntı
anında sıraların yanına çökme refleksi kazanmasında olumlu etkisi olduğunu
kabul ediyor.
Kritik uyarı :Tatbikatlar bina güvenliğinin eksiklerini de ortaya çıkarıyor
Tatbikatların
sadece insan davranışını değil, bina ve altyapı güvenliğini de test etme
fırsatı sunduğunu vurgulayan Dr. Öztürk, "Bir okulda yapılan tatbikat
sırasında acil çıkış kapılarının kilitli olduğu, yangın merdivenlerinin
erişilemez durumda bulunduğu veya alarm sistemlerinin çalışmadığı ortaya çıkabilir.
Bu, tatbikatın en değerli sonuçlarından biridir. Tatbikat, bir prova değil,
gerçeğin provasıdır ve eksiklikleri afetten önce görmemizi sağlar" diye
ekliyor.
Tatbikat kültürü'nü
yaygınlaştırmak şart
Deprem
gerçeğiyle yaşayan Türkiye'de, tatbikatların bir formalite olmaktan çıkarılıp
bir "yaşam kültürü" haline getirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bunun
için:
Sürpriz
Senaryolar: Tatbikat tarih ve senaryoları önceden açıklanmamalı, gerçekçi
koşullar simüle edilmeli.
Toplumsal
Katılım: Tatbikatlar sadece okul ve kamu binalarıyla sınırlı kalmamalı, tüm iş
yerleri, siteler ve halka açık alanları kapsamalı.
Sık
Tekrar: Yılda bir kez değil, en az üç-dört kez farklı senaryolarla
tekrarlanmalı.
Kapsamlı
Değerlendirme: Her tatbikat sonrası eksiklikler raporlanmalı ve bu eksiklikler
giderilmeden süreç tamamlanmış sayılmamalı.
Dr. Öğr.
Üyesi Mehdi Öztürk, son söz olarak şu uyarıyı yapıyor: "Depremde hayat
kurtaran, betonarme değil, 'davranışsal sağlamlıktır'. Bu sağlamlık da ancak ve
ancak gerçeğe yakın, düzenli tekrarlanan ve ciddiye alınan tatbikatlarla
kazanılır. Bugün tatbikatta yaptığımız her hata, yarın gerçek depremde
karşımıza bir can kaybı olarak çıkabilir", açıklamalarında bulundu
Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği – Öğretim Üyesi