İstanbul’da olası büyük deprem sonrası: Can kaybı ve maddi kayıp tahminleri

 Marmara depremi istanbul'da 90 bin binayı yıkabilir, ekonomik kayıp 300 milyar dolara çıkabilir

Dr. Öğr. Üyesi Mehdi Öztürk, "Japonya 7.6'da 120 kayıp verirken, bizim 20-50 bin can kaybı senaryolarıyla konuşmamız, meselenin sadece yapı stokuyla çözülemeyeceğini gösteriyor" ifadelerini kullanıyor.

Kandilli Rasathanesi ve TÜBİTAK destekli son modellemeler, 7.5 büyüklüğündeki bir depremin yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, "Bu senaryolar felaket tellallığı değil, hazırlık için bir yol haritası" diyor.

 

İstanbul'u bekleyen büyük depremle ilgili bilimsel senaryolar, durumun ciddiyetini bir kez daha ortaya koydu. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi'nin 2019 raporu ve TÜBİTAK destekli HAZTURK benzeri güncel risk modellemelerine göre, Marmara Denizi'nde meydana gelebilecek 7.0-7.5 büyüklüğündeki bir deprem, sadece fiziksel yıkıma değil, 120 ila 300 milyar doları bulan devasa bir ekonomik kayba ve on binlerce can kaybına yol açabilir. Uzmanlar, bu senaryoların bir korku aracı değil, acil eylem planı için hayati bir veri olduğunun altını çiziyor.

 

Binalar risk altında: 600 bin bina ağır hasar görebilir

En son bilimsel modellere dayanan projeksiyonlar, olası bir büyük depremde İstanbul'daki yaklaşık 600 bin binanın ağır hasar alabileceğini veya yıkılabileceğini gösteriyor. Kandilli Rasathanesi'nin 7.5 büyüklüğündeki senaryosu, 90 bin civarında binanın tamamen yıkılabileceğini öngörüyor. Dr. Öğr. Üyesi Mehdi Öztürk, bu rakamların ardındaki gerçeği şu sözlerle açıklıyor: "Bu sadece bir yapı stoğu meselesi değil. İstanbul'un özellikle Avrupa Yakası'nda Silivri'ye kadar kıyıdan 10 km içerdeki alanlar, Anadolu Yakası'ndaki dolgu alanları, Tuzla, Kartal ve Maltepe sahil şeridi en yüksek risk bölgeleri. İkinci Köprü hattının güneyinde kalan bu alanlar, zemin koşulları ve yoğun yapılaşma nedeniyle depremden çok daha fazla etkilenecek."

 

Can kaybı projeksiyonları: Saat ve yer kritik faktör

Can kaybı tahminleri, depremin meydana geldiği saate ve nüfus yoğunluğuna göre değişiklik gösteriyor. En kötü senaryolara göre can kaybı 50 bini aşabilirken, Kandilli'nin ortalama senaryosu 15 bin civarında bir rakam işaret ediyor. Öztürk, bu rakamları değerlendirirken çarpıcı bir karşılaştırma yapıyor: "Japonya'da 2024'te 7.6 büyüklüğünde bir deprem oldu, yaklaşık 120 can kaybı yaşandı. Biz ise her an olması beklenen deprem için 20 bin, 50 bin gibi rakamları konuşuyoruz. Bu fark, meselenin sadece mühendislikle değil, bir 'toplumsal organizasyon ve hazırlık kültürü' ile çözülmesi gerektiğini acı bir şekilde gösteriyor. 'Yat-çök-kapan' bilgisi tek başına yeterli değil."

 

Ekonomik  deprem : 300 milyar dolara kadar kayıp olabilir

Depremin en az yıkım kadar yıkıcı olabilecek bir diğer boyutu da ekonomik etkisi. Modellemeler, doğrudan ve dolaylı kayıpların 120 ila 300 milyar dolar arasında olabileceğini ortaya koyuyor.

Bu kaybın büyük kısmı, yıkılan binalardan değil, altyapı sistemlerinin çökmesinden ve ekonomik faaliyetin durmasından kaynaklanacak. Doğalgaz, elektrik, su şebekelerindeki kesintiler, liman ve havalimanı operasyonlarının aksaması, sadece İstanbul'u değil, ülke ekonomisini ve uluslararası ticareti derinden sarsacak.


Süre tahminleri: 'Uzatmaları oynuyoruz'


Bilim insanları, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara'da kırılmasının an meselesi olduğu konusunda hemfikir. Dr. Öztürk, "Marmara'da 7 ve üzeri deprem olma olasılığı %47. Bilimsel çevreler, artı-eksi ile 10 yıl içinde bu depremin olmasını bekliyor. Biz şu anda uzatmaları oynuyoruz. Kritik olan, depremin ne zaman olacağı değil, bugüne kadar ne kadar hazırlandığımız ve bundan sonra ne yapacağımızdır" diye konuşuyor.

 

Tüm bu kasvetli tablo, umutsuzluğa kapılmak için değil, harekete geçmek için bir uyarı niteliği taşıyor. Uzmanlar, İstanbul deprem senaryolarının bir "kader" olarak değil, bir "yol haritası" olarak okunması gerektiğini vurguluyor. Dr. Öğr. Üyesi Mehdi Öztürk, sözlerini şöyle tamamlıyor: "Bu rakamlar, 'şu kadar kişi ölecek' demek için değil, 'şu kadar kişiyi kurtarmak için ne yapmalıyız' sorusunu sormak için var. Deprem bir doğa olayıdır; felakete dönüşmesi hazırlıksızlıktan kaynaklanır. İstanbul'da 11 ilin toplamından daha fazla can ve mal kaybı olma ihtimali var. Bu, sadece merkezi yönetimin değil, her mahalledeki vatandaşın, her iş yerinin, her sivil toplum kuruluşunun el ele vermesi gereken bir hazırlık sürecini zorunlu kılıyor. Zaman, riski konuşma değil, dayanıklılığı inşa etme zamanıdır", açıklamarında bulundu.

 

 






                      Değerli Saygıdeğer Muhterem Konuğum,

                        Dr. Öğr. Üyesi Mehdi ÖZTÜRK

         Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği – Öğretim Üyesi






















Bu blogdaki popüler yayınlar

İstanbul ve Deprem Gerçeği

İSTANBUL VE DEPREM GERÇEĞİ

İstanbul’un farkında olmadığı riskler: Zeminin altındaki tehlike